The Secret World
The Secret World, bütün gizemiyle sizleri bekliyor.
Cadıların bütün sırları ortaya çıkacak! Hadi Durma Sen de Katıl Aramıza!



 
AnasayfaSSSAramaKayıt OlGiriş yap

Paylaş | 
 

 Mercedes L. Loreille

Aşağa gitmek 
YazarMesaj
Mercedes L. Loreille

avatar

Mesaj Sayısı : 3
Kayıt tarihi : 26/06/10

MesajKonu: Mercedes L. Loreille   C.tesi Haz. 26, 2010 11:41 am


    Bekliyordum , elbette birgün gelecekti ilham perisi . Bu ıssız , kimsenin bilmediği sığınağımda bulacaktı beni . Hissediyordum , şarkılar , baktığım sayfalar söylüyordu bunu . Ucuz romanlar , edebiyat şaheserleri hepsi aynı gerçeği işaret ediyordu sanki . Gün gelecek , bu ak kağıt benim tarafımdan kanatılacak , mürekkebin alacasına bulanacaktı . Sabırdı bana kalan . Doğurgan mevsimleri beklemekti arda kalan . Nice zaman bekledim kapımı çalacak diye . Uzak diyarlarda başka insanlarla oyalanıyor olması beni sinirlendirse de sıranın birgün bana da gelecek olması hayali avutuyordu şu garip gönlümü . Kelimeler , kelimeler , anlamsızca diziliyordu kafamda , birilerinin onları sıraya sokması , çekidüzen vermesi gerekiyordu . Sihirli değnekler zamanına az kalmış olmalıydı . Öyle çok beklemiştim ki çünkü. Çektiğim acılardan bile en az bir ciltlik roman çıkabilirdi aslında . Ama kalemim yıllarıdır ihanet ediyordu bana . Oysa içimden öyle çok şey geçiyordu ki . Herbirini özenle anlatmak , herbirine ayrı bir şefkat göstermek istiyordum . Zihinden geçenlerin kağıda akamaması yıkıyordu beni . Öylece oturuyordum . Kimse çalmıyordu kapımı . Yeteri kadar yalnız değil miyim diye düşünecek kadar gemi azıya almıştım . Oysa bir yazarın dediği gibi “yüzyıllık bir yalnızlıktı” benimkisi . Hergün birbirinin aynı , herbir gün dah bir öldürücü olan bir yalnızlık . Ne sevdiklerim , ne nefretlerim vardı yanımda . Kendimin bile benimle birlikte olduğundan şüpheliydim .




    Şüphe ; belki de beklenen kapıya bu çıkaracaktı beni . Ama çok anlamlı değildi bu aynı zamanda. Çünkü şüpheler içimde öyle bir büyüyordu ki bazen , yaşadığım zamanın benim olmadığına , tüm bu olanların kurgusal bir terane olduğuna kadar varıyordu . Neye baksam ardında başka bir şey görüyordum . Ne düşünsem , büyük bir yanılgı içinde olduğumu sezinliyordum . Kendinden şüphe eden birisi ne verebilidi ki yaşama , aşka ve sevdaya dair . Şüphenin içimde büyüdüğü günlerde , günlük yaşama öyle bir gömüyordum ki kendimi neden şüphe ettiğimi bile unutturuyordu bu bana . İlham perisi başka evlerde geziniyordu . Bizim mahalleye gelen otobüslere binmemişti daha . Ben tüm duraklarda , tüm durağanlıklarda , tüm hareket hatta bereket içerisinde onu bekliyordum . Kırık düşler apartmanı sakini olarak bulmak istemiyordum kendimi . Yaşanmamış hayatlar sokağından çıkmak istiyordum artık . Dışarıda , cıvıl cıvıl bir yaşam olanca hızıyla akıyor , ben ona yöneldikçe o benden kaçıyordu . Çılgın istekler zamanı gelmişti , belki de geçmişti bile . Ben o zamanı yakalayamamanın hüznü içeirsindeydim . Tüm bu olanların başka bir nedeni buydu belki de.



    Yine şüphe çalıyordu işte kapımı . Hayat beni bekliyor , ben hayatı , ben onu bekledikçe , o gelmiyordu . Gitmek zamanı , hayata ulaşma zamanı gelmişti artık . Şairler hiç çağırmazdı oysa zamanı . Hayat , şairleri bekler ve hiçbir zaman şair geri çevirmezdi bu çağrıyı . Gidenler hep güçlü olanalardır , kalanlar hep terkedilen . Bu güç gerekiyordu bana . Yola çıkmalı ve sihirli değnekler mevsimine kadar ilham perisine ulaşmalıydım . Yoksa ne o bizim mahallenin otobüslerine binecek , ne de ben ona kavuşabilcektim . Zaman gitmek zamanıydı . Hazırlıklar yapılmalıydı . Önce düşüncelerimi , düşlerimi , kelimleri , onların dizilişlerini , öteki ve beriki anlamlarını , sızlanmalarımı , umutlarımı ve umutsuzluklarımı , bugünü , dünü ve yarını , gamsızlığımı , endişemi , şüphemi hepsini birden düzene sokmalı ve sırt çantama özenle yerleştirmeliydim . Gideceğim yerde eksik olmamalıydı hiçbir şey . Ödevimi iyi yapmalıydım . Sorulabilecek sorulara hazırlık olsun diye bir takım testlere girmeliydim . Gitmek , sadece gitme isteğinden başka birşey olmalıydı . İstediğim ve bulmayı arzuladığım şey basit birşey değildi. Umutlararası otobüs termineline gitmekle çözümlenmiyordu sorun . İlham , eğer ben yeterince hazırlıklı değilsem , benim onu bulmuş olmamı ciddiye alacak kadar iyi kalpli olmayabilirdi . Daha önceki çalışmalarımı da kapsayan bir dosyayı da yanıma almam gerekiyordu . Herşey olmalıydı bu dosyanın içinde . Bilinçsizce karaladığım kağıtlar , bekleme sürecinin uykusuz geceleri , yazamadığım günlerin tarihleri ve neden yazamadığıma dair varsayımlar , gelecekteki planlarım , bu planları gerçekleştirmek için ne yaptığım . Öyle ki peri hiçbir soru sorma gereği duymadan kelimeleri vermeliydi bana . Düzenli , bir anlamı işaret eden ve büyülü kelimeleri . Sihirli değnekler zamanına öyle uzaktaydım ki bunları ancak hayal edebiliyordum . İlham perisi bizim sokağa gelene kadar beklemek mi gerekiyordu acaba ? Yoksa zamana meydan okuyup periyi kuyruğundan yakalamak mı? Yazmak şarttı , bunu biliyordum , içimde bir ses böyle diyordu . Peri gelse de gelmese de yazılacaktı periye ve şüpheye inat.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Alexander Bedwyr Coeus

avatar

Mesaj Sayısı : 127
Kayıt tarihi : 23/04/10

MesajKonu: Geri: Mercedes L. Loreille   Paz Tem. 04, 2010 2:27 pm

100.

_________________
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
 
Mercedes L. Loreille
Sayfa başına dön 
1 sayfadaki 1 sayfası

Bu forumun müsaadesi var:Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
The Secret World :: KARANLIK MAHZEN-
Buraya geçin: