The Secret World
The Secret World, bütün gizemiyle sizleri bekliyor.
Cadıların bütün sırları ortaya çıkacak! Hadi Durma Sen de Katıl Aramıza!



 
AnasayfaSSSAramaKayıt OlGiriş yap

Paylaş | 
 

 Cassiel Darkmoon

Aşağa gitmek 
YazarMesaj
Cassiel Darkmoon

avatar

Mesaj Sayısı : 16
Kayıt tarihi : 09/05/10

MesajKonu: Cassiel Darkmoon   Paz Mayıs 09, 2010 7:27 am

Tak, tak, tak… Gecenin insanın içine işleyen sessizliğinde, bu sesler yankılandı cadde boyunca. Sesler yoğunlaşıp hızlandıkça çöpleri karıştırmakta olan iki tane kedi hızla uzaklaşmaya başladı. Kendilerine başka bir çöp arayacaklardı, onları vahşice katledebilme yetisine sahip olan insanlarla aynı ortamda elbette bulunmak istemiyorlardı.

Sesler, bir kadının ince, uzun, kırmızı topuklu ayak seslerinden çıkıyordu. Kadın, mükemmel denilecek derecede güzel değildi ancak kendine göre bir cazibesi vardı. Rüzgarda savrulan kan kırmızı, dalgalı saçları onu daha genç gösteriyordu. Yeşil gözleri hırsla parıldıyordu. Biçimli dudakları sinsi bir gülüşle yanlara doğru kıvrılmıştı. Bakan bir insan bu gülüşün bir katile ait olacağını hiç düşünmezdi ancak öyleydi.

Kadın, boş caddenin ortasında durdu. İki yanındaki hiçbir evin ışığı yanmıyordu. Kadın ve kediler dışında canlı belirtisi yoktu ama bu ölülerin de olmadığı anlamına gelmezdi.

Yaşayan ölüler bir bir gözükmeye başladı. Önce fazlasıyla yılışık olan Piero geldi. Turuncu renkteki gözleri ile uyuşsun diye mavi bir gömlek giymişti. Kaslarının gözükmesi için de gömleğin düğmelerini açık bırakmıştı. Kısa, sarı, dalgalı saçları o yürüdükçe sallanıyordu. Doğruca kadının yanına geldi. Yerlere kadar eğildi.
“Leydim,” diye fısıldadı. “Sizi görmek büyük şeref.”

Diğerinin adı Karin’ di. Bu genç kızın bakımsız, kahverengi saçları vardı. Sarı gözleri de ışıldıyordu. Vahşiliği her adımından belli oluyordu. Her an kadının boynunu paramparça edecek gibiydi.

Sonuncusu, Cassiel idi. Dalgalı, kahverengi saçları sisi öyle bir hızla yarıyordu ki kız gözükmüyordu. Bir ördeğe benzeyen kırmızı dudaklarını aralamıştı. Kadın, dudakların arasından uzanan iki tane sivri dişi seçebiliyordu. Kadınla göz göze geldiğinde, kırmızı gözleri heyecanla parıldadı.

Kadın hala eğilmiş durmakta olan Piero’ ya tiksintiyle baktı.
“Kalk ayağa Klanının Başkanı. Lafı uzatma. İşim var. Katılıyor musunuz?” Piero yavaşça kadının gözlerindeki büyüye baktı. Ölmeye hazırdı, acınacak haldeydi. Yanındaki arkadaşlarına tedirgin bir bakış attı.

“Evet, leydim. Ben ve vampir klanım size hizmet etmekten şeref duyacağız.” diye mırıldandı. Kadının duymadığını sanıp bir kez daha tekrarladı. Kadın, yeşil gözlerini Piero’ dan ayırdı.

Karin öne çıktı.
“Ben ve klanım size katılmayacağız.” dedi cesurca. Sesinde tek bir korku tonu yoktu. Oldukça cesurdu.

“Emin misin?” diye sordu kadın. Karin’ e yakınlaşmıştı. Neredeyse burunları birbirine değecekti. Karin başını evet anlamında salladı. Kadın, hızla elini onun boynuna doladı. Kızın ayaklarını yerden kesti ve kaldırdı onu. Karin, çaresize çırpınıyordu. “Hala karar değiştirebilirsin.” dedi kadın.

Karin daha da hızlı çırpındı. Zar zor konuşarak
“Hayır, ben ve klanım sizin kadar kana susamış değil. Tanrılarla yaptığım anlaşmayı asla bozdurmam.” dedi. Kadın elini daha da sıktı.

“O zaman klanın bize hizmet edecek. Savaşı kazanınca kölemiz olacak. Sen ise öleceksin.” dedi. Son bir hareketle kızın boynunu sıktı. Gözlerinin renkli kısımları birden kayboluverdi. Karin çırpınmayı bıraktı. Kolları iki yana düştü. Bir toz bulutu gibi patlayıverdi. Vampirler gözlerini toz kaçmasın diye hızla kapadı. Kadın, gözlerini dehşetle kapamış olan Cassiel’ e döndü. “Ne diyorsun?”

Cassiel yutkundu. Ağlamak istiyordu. Onu koruyanı yeniden istiyordu. Sonunda konuştu. “Ben ve klanım size katılmaktan şeref duyar.” Yalan söylemişti. Katılacaklardı ancak asla şeref duymayacaklardı. En azından Cassiel, her tanrı günü lanet edecekti. “Sadece ne yapmamız gerektiğini söyleyin yeter.”

“Savaş için gerekenleri hazırlamaya başlayın. Size bir ruh vereceğim hediye olarak. Savaştan sonra her kan sizin olacak. Size birine saldırmanızı söyleyince yerine getireceksiniz. Ne isterseniz yapın hakkınızla. Elinizden geleni ardına koymayın. Şimdi kehaneti silmeye gidiyorum.”

“Leydim kehaneti çok daha önceden sildi sanıyordum.” dedi Piero. Şaşırmıştı. Onun neden daha önce önlem almadığını bilemiyordu, belki de onun bu yavaş zekası anlamaya yetmiyordu.

“Hayır,” dedi. “Kehanetin duyulmasını istiyordum. Sentora ulaşmasını bekledim. Oldu. Kehanet iki yıl önce bilindi ancak söze gelecek yakında. Kızın zihninden sileceğim. Bu kehanet gerçekleşecek, tabi eğer gerekli koşullar sağlanırsa.”

“Leydi, nasıl isterse.” dedi Piero. Fazla yalaka görünüyordu bu haliyle. Kadın uzaklaştı. Karanlığın içinde kayboldu. Piero, Cassiel’ e “Hep pişman olacağım. Sürtük!” dedi.

Cassiel duygusuz bir biçimde arkasını döndü.
“Belki de hiçbirimiz Karin kadar cesur değildik.” dedi. Fairway’ in tünellerine doğru yürümeye başladı. Oradan da milyon yıllık sarayına gidecekti.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Alexander Bedwyr Coeus

avatar

Mesaj Sayısı : 127
Kayıt tarihi : 23/04/10

MesajKonu: Geri: Cassiel Darkmoon   Paz Mayıs 09, 2010 8:47 am

80

İtirazınız varsa bu başlık altında belirtebilirsiniz.

_________________
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Cassiel Darkmoon

avatar

Mesaj Sayısı : 16
Kayıt tarihi : 09/05/10

MesajKonu: Geri: Cassiel Darkmoon   Paz Mayıs 09, 2010 7:22 pm

Nedenini belirtirseniz mutlu olurum.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Alexander Bedwyr Coeus

avatar

Mesaj Sayısı : 127
Kayıt tarihi : 23/04/10

MesajKonu: Geri: Cassiel Darkmoon   Paz Mayıs 09, 2010 7:36 pm

Çok renkli olması gözümü yordu açıkcası. Birazda kısaydı. İtirazınız haklı bulunmuştur.

Puanınız 90'a yükselmiştir.

_________________
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Cassiel Darkmoon

avatar

Mesaj Sayısı : 16
Kayıt tarihi : 09/05/10

MesajKonu: Geri: Cassiel Darkmoon   Paz Mayıs 09, 2010 7:49 pm

Teşekkürler...
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
 
Cassiel Darkmoon
Sayfa başına dön 
1 sayfadaki 1 sayfası

Bu forumun müsaadesi var:Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
The Secret World :: KARANLIK MAHZEN-
Buraya geçin: