The Secret World
The Secret World, bütün gizemiyle sizleri bekliyor.
Cadıların bütün sırları ortaya çıkacak! Hadi Durma Sen de Katıl Aramıza!



 
AnasayfaSSSAramaKayıt OlGiriş yap

Paylaş | 
 

 Pia ~

Aşağa gitmek 
YazarMesaj
Pia Francus



Mesaj Sayısı : 1
Kayıt tarihi : 30/04/10

MesajKonu: Pia ~   Cuma Nis. 30, 2010 7:05 pm

Sessizlik… Bütün ihtişamıyla yine kendini göstermişti. Gecenin sessizliği, bazı şeyleri düşünmeyi daha da zorlaştırıyordu. Geçmişimi, ailemi… Onları gerçekten çok özlüyordum. Bu özlemi her an, her dakika bütün bedenimde, en acı zamanlarımda hissediyordum. Belki… Belki onlar olsaydı bu durumlara düşmezdim. Derin bir iç çektim. Bir gece daha karanlığa uyum sağlıyordum. Eski sokak lambasının loş ışığı, bu karanlık sokağı biraz olsun aydınlatabiliyordu. Girintili çıkıntılı, irili ufaklı birbirine geçmiş taşlardan yapılmış dar yolların hepsi birbirleriyle bağlantılıydı. Eski Rus tipi evler, hala çürümeye yüz tutmuş tahtalarıyla hayatta kalmak için mücadele veriyordu. Ellerimi eskimiş ve her yerinde yamaları bulunan paltomun delik ceplerine soktum. Her gece olduğu gibi yine sokak çeteleri sarhoş bir şekilde sokağa girdiler. Bağırıp çağırıyorlar ve kendi aralarında tartışıyorlardı. Bu, her gece yaşanan olaylar bazen silahların patlamasına ve polis sirenlerinin sokakta yankılanmasına sebep oluyordu.

Bu gece hava her zamankinden biraz daha keskin bir rüzgârla, soğuğu yüzüme vuruyordu. Ellerimi cebimden çıkardım ve paltomun yakalarını dikleştirerek biraz olsun gecenin ayazına karşı koymaya çalıştım. Dizlerimi kendime çekmiş, oturduğum köşeme biraz daha alışıyordum. Rus çetelerinin birilerinin canını almak için hiç tereddüt etmeden tetiği çekecekleri bir gerçekti. Beni fark etmiş olmalılar ki bana doğru geliyorlardı. Yerde duran gazete kâğıdına sarılmış içki şişemi alamayacak kadar hızlıydılar. Hemen kalktım ve hızlı adımlarla sokağın sonuna gitmeye başladım. Köşeyi dönersem, onlardan da kurtulurdum. Duraksamadan başımı çevirip arkama baktığımda, daha hızlı bir şekilde peşimden geldiklerini fark ettim. Adımlarım artık daha çok hızlanmış adeta koşmaya başlamıştım. Karnım ağrıyordu ve çok sık nefes alıp vermeye başlamıştım.

Köşeyi döndüğümde eski, tarihi bir otelin duvarına yaslandığımı soluk alışlarım normale döndüğünde fark ettim. Penceresinden dışarıya hafif bir ışık sızıyordu. Biraz nefes almaya çalışarak sol koluma yaslandım. İçeriye doğru göz gezdirdim. İçeride birkaç kişi vardı. Bu kişiler tuhaf, ayaklarına kadar uzan siyah cüppeleriyle oldukça ürkütücü görünüyorlardı. Bir adam, bir kadın ve ben yaşlarda bir genç vardı fakat yüzlerini tam olarak göremiyordum. Kadın, genç çocuğun hızla elini tuttu ve bileğini sıyırdı. Tahta, asaya benzeyen bir çubukla gencin bileğine dokunuyordu. Ne yaptıklarını anlamaya çalışırken birden hepsi bana doğru baktılar. Beni fark etmişlerdi. Hay aksi! Arkamı döndüm, ben kaçana kadar çoktan beni otelin içine çekmişlerdi.

İçerisi sadece birkaç mumla aydınlanıyordu. Genç çocuğa baktım, çok ciddi bir yüz ifadesi vardı ve sanki hiç gülümsemiyordu. Beni tutan adamın kollarından kurtuldum ve ''Ne istiyorsunuz?'' dedim. Korkuyordum çünkü hafif kilolu dejenere olmuş bir yüze sahip kadın, bana çok ürkütücü bakıyordu. Kadın benim ani hareketime karşı asaya benzeyen çubuğunu boğazıma dayadı ve ''Uslu dur!'' dedi. Ne yapıyordu? Bu çubuğu bana doğrultarak korkacağımı düşünmüş olmalıydı. Kadın tiz sesiyle, ''Sence anlamış mıdır?'' dedi. Neyi anlamam gerekiyordu ki? Ah, Tanrım merhamet et! Adam ilk kez sessizliğini bozdu ve ''Peut – etre'' dedi. Kadın başını onaylarcasına salladı. Ne demişti ki? ''Ayini tamamlamamız gerekiyor. Bundan kurtulmalıyız'' dedi. Benden kurtulmak? Lanet olsun, öldürülecektim. Bir dakika ne ayini? Kadın yanında duran çocuğa döndü ve bileğini tekrar kavradı. Yanımda duran adama, ''Öldür onu!'' dedi. Adam asasını bana doğrulttu ve ''Ava…'' derken sözünü kestim, ''Lütfen, lütfen… Ne isterseniz yaparım. Canımı bağışlayın!'' dedim yalvarırcasına. Kadın bana döndü ve asasını bana uzatan adama, ''Sanırım işimize yarayabilir'' dedi. Adam şaşırmış bir şekilde ''Ne? Saçmalama, büyü bilmeyen bir muggle bizim ne işimize yarayabilir ki?'' dedi. Ah, evet bunlar birer büyücüydü. Kahretsin! Ne hallere düşmüştüm ben böyle… Kadın, ''Yandaş toplamamız lazım, unutma bu ayinde bunun içindi.'' Adam sinirlenmişe benziyordu ve bağırarak, ''O bir muggle!'' dedi. Muggle’da neydi? Bilmediğim şeyi nasıl olabilirdim ki? ''Kes sesini artık! Ben kullanacağım onu'' dedi kadın ve devam etti, ''Ayini sen tamamlarsın benim işlerim var'' dedi ve kolumdan çekerek, ''Sende benimle geliyorsun'' dedi. Adeta peşinden sürükleniyordum. Adam çok sinirliydi fakat hiçbir şey yapamadı. Neye doğru gidiyordum ben böyle… Anlamadığım bir olayın içinde sürükleneceğimden artık emindim.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Alexander Bedwyr Coeus

avatar

Mesaj Sayısı : 127
Kayıt tarihi : 23/04/10

MesajKonu: Geri: Pia ~   Cuma Nis. 30, 2010 7:12 pm

100 !

Renkler mükemmeldi. Kısa olmasına rağmen betimlemeler yerinde ve güzeldi.

_________________
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
 
Pia ~
Sayfa başına dön 
1 sayfadaki 1 sayfası

Bu forumun müsaadesi var:Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
The Secret World :: KARANLIK MAHZEN-
Buraya geçin: